5 Aralık 2007 Çarşamba

sondan önce..

bu ev, burada bulunuşum, o adam gibi konular üzerine çok fazla düşünmeme fırsat olmamıştı ama yine de bir anda yeni bir ipucu bulmuş gibi sevindim... bana bile yabancı gelmesine rağmen yüzüm,adam bana ismimle hitap etmişti.. şu anda bilmediğim bir dolu şey olsa da,ismimi hatırlıyordum ve kesinlikle o isim benimdi.. iyi de ben yüzümü neden değiştirmek istemiştim, istemiş miydim.. öyle ya da böyle neden yüzüm değişikti.. belki de değiştiğini sandığım yüzüm aslıydı.. düşüncelerimi durdurmalıydım, çünkü nereye gideceğini bilmeyen başı kesik tavuk gibi saçmalamaya başlamışlardı.. hafızamın kayıplığının geçici olmasını ümit ederek sobanın olduğu odaya gittim..

2 yorum:

dew dedi ki...

peki "bu" yani "o" evi adamı seni kim neden yazıyordu.Peki saçmalıyordu.Saçmalamaktan uyanmak mümkün müydü.Ya..

.Ya..ya..ya..yA.
mümkün mü?

phoenixia dedi ki...

saçmalıyor olabilir..
emin değilim..uyanmak, uyanmak.. mümkün ama gerekmiyor..
"neden yazıyor" sorusunun cevabı diğer "yazma"ların tamamıyla ortak..neden yazıyorsun?
bu cevapla beraber kim,kimi yazıyor sorusu da mutluluğa gark oluyor..