29 Kasım 2007 Perşembe

sondan önce..

şaşkınlığımın ve merakın etkisiyle renkten renge girmiş yüzümle odadan çıkarken, heyecanla çarpan kalbimin sesini duymadığını ümit ediyordum... elimdeki sopayı öylece yere bırakıp banyo olduğunu düşündüğüm yere yöneldim.. musluktan çıkan horultulu bir tıslama sonrası tazyikli bir patlamayla turuncuya bakan su akmaya başladı.. suyun akmasını seyretmem biraz sakinleştirmişti beni.. rengi normale döndüğünde uzun uzun ellerimi yıkadım, birkaç kez yüzüme çarptım.. her çarpışımda yüzümün ısısından suyun buharlaştığını hissediyordum.. suyu kapattım aynaya bakma duygusuyla kafamı kaldırdım.. kendimi görebilmek için aynayı temizlemem gerekti tabii.. saçlarımı enseme doğru toplar gibi tutarak aynaya baktım... ve temizlediğim şeyin ayna olmadığını, karşımda bir başkasının olduğunu düşünerek irkildim.. bu ev masallardan, filmlerden mi çıkmıştı.. ayna aslında ayna değil miydi.. elimi aynaya doğru uzatıp parmağımı camına bastırdım.. saçmalıyordum, ne filmi ne masalı aynaydı işte.. görüntüsü bana ait olmayan bir yüz taşıyordum.. kimdi bu, kimdim ben.. hiç tanıdık gelmiyordu yüzüm.. dahası neden bilmiyordum.. saçlarıma dokundum, üzerimi inceledim, ellerime baktım.. 28 yıldır benim olan kemikli ince parmaklarımdı işte... o an tanıdık, bildik birşey bulmanın sevinciyle ellerimi göğsüme bastırdım, kucaklar gibi.. ve tekrar aynaya baktım, sorar gözlerle, bir cevap bekler gibi.. sustu, bakıştık sadece..


29/11/2007

1 yorum:

dew dedi ki...

su-s=u
su+s=sus
suxs=ssus
su/s=u
işlemler sonuca bağlanmak zorundaysa, bir tarafı diğerine eşitlemek gerekiyorsa,aynayı silen ellerine bakması da yeterli olacaktı kendi yüzünü taşımayanların kendi ellerini de taşımayacağı ...

yazan:kendi elleri