29 Kasım 2007 Perşembe

sondan önce..

paat!!..pata pata... takıdıtıkıdı.. takıdıtakudu...biraz gürültüyle de olsa yanan sobanın sesi, o sırada geçen trene ilk sesi vermişti sanki... koşup camın tozunu sildim hafiften, trene bakabilmek için... trendeyken sabit bir noktaya bakmak ne kadar zorsa ve göz döndürücüyse, dışarıdan treni seyretmek de bir o kadar kafa boşaltıcıymış.. öyle ki, ne kadar sürede geçti o tren bilmiyorum.. o boş hayal aleminden beni odanın içine çeken bir başka ses oldu... mırıltıyla inilti karşımı bir ses.. insan sesi.. cama burnumu dayayıp sokakta biri olup olmadığına bakındım ama bomboştu.. kedi bile yoktu hatta... evin içinden mi geliyordu ses... geldiğimden, pardon burada bulunduğumun farkında olduğumdan beri başka bir odaya geçmemiştim.. sesi merak ediyor ama korkudan gidemiyordum da.. temizlik için getirdiğim paspasın sopasını ortasından sıkıca kavrayıp yavaş adımlarla odadan çıkmaya başladım.. gerçi yavaş çıkma çabam tersi şekilde daha çok ses yapıyordu eski evin zemininde... odanın kapısına geldiğimde aynı hole bakan üç kapı daha olduğunu gördüm... hol denemezdi gerçi bir oda büyüklüğünde ev meydanıydı daha çok.. neyse.. biri mutfak olmalıydı, diğeri banyo.. ve işte sesin geldiği diğer oda...bu durağan halden sıkıldım ve hızlıca diğer odaya elimdeki sopayı savurarak daldım.. filmlerden edindiğim biliçle de hemen bir sağıma bir soluma döndüm aniden.. bunlara gerek olmadığını yerde eli kolu bağlı, ağzı bantlı adamı görünce anladım.. niye anlıyorum ki, belki bu bir tuzaktı..biri arkamdan saldıracaktı belki...veeeeeeeee hop! arkamı döndüm ama kimse yoktu... saçmalıyordum, neden bulunduğuma anlam veremediğim bu evde, kim, neden saldırsındı ki bana.. iyi de bu adam kimdi.. gözlerindeki ifade benden korktuğunu gösteriyordu ki bu da normal değil miydi.. üstün görünen bendim, o ise aciz.. bir bilseydi halbuki ben ondan nasıl tırsıyordum.. aynı küçücük bir böcekten korktuğum gibi.. bana hiçbirşey yapamayacağından emin olduğum ve fakat tırstığım bir böcek karşısında durduğum gibi duruyordum zati... adamın böcekten farkı beni tanıyor gözlerle bakıyor olmasıydı... bu halden yine sıkıldım ve adama doğru ilerleyip ağzındaki bandı açmak istedim.. o sıra adam gözlerini sımsıkı kapatarak iyice büzüştü.. evet beni tanımıyorsa bile daha önce kesinlikle görmüştü..beklemeden bandı açtım.. ve arkaya iki adım kaçtım.. ne yapacaksa.. ne yapabilirdi ki zati, yalvarmaya başladı.. "nolur vurma, canımı acıtma, lütfen tamam.. yalvarırım..." ve ağlamaya başlamadan önce "nolur.. hayatından .iktir olur giderim, beni bi daha görmezsin, sana yaptıklarım için de özür dilerim, çok pişmanım...."demesi ve ismimle hitap etmesiyle donakaldım... bir anda rollerimiz değişti sanki ben aciz, o üstün oldu.. benim bilmediğim ya da hatırlamadığım birşeyler biliyordu...



26/11/2007

1 yorum:

dew dedi ki...

Tr - En
Tırsık - Endişeli
Tren
Türkçe - English
Metal yığın